Yazılım Nedir, Donanım ve Üründen Nasıl Ayrılıyor?

Haberci

SEO UZMANI
Yönetici
Katılım
21 May 2023
Mesajlar
709
Tepki
17
Puan
18
986




Yazılım denince akla uygulama simgeleri geliyor. Teknik tanım ise iki bileşenden söz ediyor: programlar ve onlarla birlikte duran veri. Hukuk tarafında ise yazılımın adı başka: eser.

Aşağıda yazılımın teknik tanımını, donanım ve ürün yazılımından farkını, Türk hukukundaki karşılığını ve neyin korunup neyin korunmadığını iki kaynağa bakarak topluyoruz.

Teknik tanım​


IETF'in yayımladığı güvenlik terimleri sözlüğü yazılımı iki parçalı tanımlıyor: bilgisayar donanımında saklanan ve onun tarafından çalıştırılan bilgisayar programları ile yine donanımda saklanan ilişkili veri.

Tanımın ayırt edici kısmı devamında: bu programlar ve veri, çalışma sırasında devingen biçimde yazılabiliyor ya da değiştirilebiliyor.

Bu nitelik yazılımı komşusundan ayırıyor. Sözlük ürün yazılımını (firmware) donanımda, tipik olarak salt okunur bellekte saklanan ve programların çalışması sırasında devingen biçimde yazılamayan ya da değiştirilemeyen programlar ve veri olarak tanımlıyor.

  • Yazılım: Çalışırken değiştirilebilen program ve veri.
  • Ürün yazılımı: Donanımda sabit duran, çalışırken değiştirilemeyen.
  • Donanım: Bilgi sisteminin maddi fiziksel bileşenleri.

Üçlü nasıl ayrılıyor?​


Sözlük donanımı da tanımlıyor: bir bilgi sisteminin maddi fiziksel bileşenleri.

Üçlü birlikte okunduğunda sınır netleşiyor. Donanım fiziksel; yazılım donanımda saklanıp onun tarafından çalıştırılan ve değişebilen; ürün yazılımı ise ikisinin arasında, donanıma gömülü ama program niteliğinde.

Bu ayrım günlük dilde sık karışıyor. Bir cihazın "güncellemesi" bazen uygulamayı, bazen ürün yazılımını hedefliyor; ikisinin riski ve geri dönüşü farklı.

Püf nokta' Alıntı:
Yazılımı tanımlayan şey nerede durduğu değil, çalışma sırasında değiştirilebilir olması.

Veri neden tanımın parçası?​


Teknik tanım programı tek başına anmıyor; ilişkili veriyi de yazılımın parçası sayıyor. Bunun pratik karşılığı, bir uygulamanın yalnız kodundan ibaret olmaması.

Yapılandırma dosyaları, gömülü kaynaklar ve çalışma sırasında oluşan durum bilgisi de aynı bütünün parçası. Bir kurulumu başka makineye taşırken yalnız çalıştırılabilir dosyayı kopyalamanın çoğu zaman yetmemesinin sebebi bu.

Aynı ayrım yedekleme tarafında da işe yarıyor: uygulamanın yeniden kurulabilir olması ile verinin geri getirilebilir olması iki ayrı gereksinim.

Hukuktaki karşılığı​


Türkiye'de yazılımın hukuki statüsü telif rejiminde belirleniyor. 5846 sayılı Kanun bilgisayar programlarını ilim ve edebiyat eserleri arasında sayıyor; hangi biçimde ifade edilmiş olduklarına bakılmıyor.

Kapsam programın kendisiyle de sınırlı değil. Sonraki aşamada bir program ortaya çıkaracak olması şartıyla hazırlık tasarımları da aynı kategoriye giriyor.

Kanunun genel ölçütü ise sahibinin kişisel özelliğini taşıması; bu şart sağlanmadığında ortada bir eser bulunmuyor.

Neresi korunmuyor?​


Kanun sınırı da çiziyor ve bu sınır yazılım dünyasında belirleyici.

Kanuna göre programın altında yatan düşünce ve ilkeler koruma dışında kalıyor; arayüzün dayandığı yaklaşım da bu istisnaya dahil.

Yani korunan şey fikir değil, o fikrin ifade edilmiş hâli. Bir işlevi aynı mantıkla çalışan iki program yazmak mümkün; korunan, yazılan kodun kendisi.

Bu ayrım, benzer özelliklere sahip ürünlerin neden yan yana var olabildiğini de açıklıyor.

Kim sahip oluyor?​


Eser tanımının merkezinde kişisel özellik bulunduğu için, hak da kural olarak eseri meydana getirene bağlanıyor. Kurumsal projelerde bu, sözleşmeyle düzenlenmesi gereken bir konu hâline geliyor.

Bir ajansa ya da serbest çalışana yaptırılan işte hakların kime geçtiği yazılı değilse, teslim alınan dosyalar üzerinde beklenen yetkiler bulunmayabiliyor.

Aynı soru ekip içinde de geçerli: kimin hangi bileşeni ürettiği ve bu üretimin hangi çerçevede yapıldığı, ileride devir ya da satış gündeme geldiğinde belirleyici oluyor.

İki tanım birlikte ne söylüyor?​


Teknik tanım yazılımı çalıştırılabilir ve değiştirilebilir bir bütün olarak görüyor; hukuki tanım ise onu ifade edilmiş bir eser olarak ele alıyor.

İkisi birleştiğinde pratik sonuç şu: bir yazılımı kullanmak, ona sahip olmak anlamına gelmiyor. Kullanım koşulları lisansla belirleniyor ve lisans, eser sahibinin tanıdığı izin çerçevesinde işliyor.

Aynı nedenle kaynak kodun devri de ayrı bir konu; teslimde neyin devredildiği yazılı olmadığında taraflar farklı şeyler anlıyor.

Yan yana okunacaklar​


Telif korumasının nasıl doğduğunu telif hakkı yazımızda ele almıştık.

Kodun sunucuda mı tarayıcıda mı çalıştığını PHP yazımızda, iş teslim edilirken kaynak kodun ve erişimlerin nasıl aktarılacağını da devir yazımızda ele almıştık.

Sık Sorulan Sorular​


Yazılım nedir?
Donanımda saklanan ve onun tarafından çalıştırılan, çalışma sırasında değiştirilebilen bilgisayar programları ve ilişkili veri.

Ürün yazılımından farkı ne?
Ürün yazılımı donanımda saklanıyor ve programların çalışması sırasında değiştirilemiyor.

Yazılım hukuken ne sayılıyor?
5846 sayılı Kanun bilgisayar programlarını ilim ve edebiyat eserleri arasında sayıyor.

Hazırlık tasarımları korunuyor mu?
Sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla evet.

Fikir korunuyor mu?
Hayır. Kanun, programın dayandığı düşünce ve ilkeleri koruma dışında bırakıyor.

Özetle​


Yazılım, teknik tarafta donanımda saklanıp çalıştırılan ve çalışırken değiştirilebilen program ile veri bütünü; ürün yazılımından bu değiştirilebilirlik ayırıyor. Hukuk tarafında ise bilgisayar programları eser sayılıyor ve hazırlık tasarımları da kapsama giriyor. Korunan şey ifade; altındaki düşünce ve ilkeler değil.

Kullandığınız yazılımın lisansı size hangi hakları veriyor, okudunuz mu?

Güncelleme: 3 Eylül 2026. RFC 4949 ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu metni kontrol edildi.



Dijital Dünyanıza Yön Veren Pusula
 

Ekli dosyalar

  • banner_05.jpg
    banner_05.jpg
    5.4 KB · Görüntüleme: 0
Geri
Üst