Telif Hakkı Nasıl Alınır, Kayıt ve Tescil Şart mı?

Haberci

SEO UZMANI
Yönetici
Katılım
21 May 2023
Mesajlar
712
Tepki
17
Puan
18
903




"Telif hakkımı nasıl alırım?" sorusu, sorunun kendisinde küçük bir yanlış varsayım taşıyor. Hak alınan bir şey değil; kanuna göre eser ortaya çıktığı anda doğuyor. Kayıt ve tescil ise bambaşka bir işe yarıyor.

Bu yazı hakkın nasıl doğduğunu, kayıt ve tescilin ne sağladığını, kimler için zorunlu olduğunu, beyana dayalı olmasının ne anlama geldiğini ve yanlış beyanın sonucunu Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun metninden aktarıyor.

Hak nasıl doğuyor?​


Kanunun ilgili maddesi korumayı doğrudan bağlıyor: eserler üzerindeki mali ve manevi menfaatler, ayrı bir işleme gerek kalmadan bu kanun çerçevesinde himaye altında.

Metin, sahipliği de üretme fiiline bağlıyor: bir eserin sahibi onu meydana getirendir. Yani hakkın doğması için başvuru, ödeme veya onay şartı yok. Bu, "telif hakkı almak" ifadesinin neden yanıltıcı olduğunu gösteriyor.

Peki tescil ne işe yarıyor?​


Kanun bu noktayı özellikle açıklıyor. Kayıt ve tescil, hak ihdas etmek yani yeni bir hak yaratmak amacı taşımıyor. Metne göre amaç üç başlıkta toplanıyor: sahip olunan hakların ihlal edilmemesi, hak sahipliğinin belirlenmesinde ispat kolaylığı sağlanması ve mali haklara ilişkin yararlanma yetkilerinin takip edilebilmesi.

Kısaca tescil, hakkı yaratmıyor; hakkın kime ait olduğunu tartışmaya düştüğünüzde elinizde bir kayıt bulunmasını sağlıyor.

  • Hak: Eser meydana getirildiği anda doğuyor.
  • Tescil: Yeni hak yaratmıyor, ispat kolaylığı sağlıyor.
  • Sonuç: Tescil yoksa hak da yok değil; ispat daha zor.

Kimler için zorunlu?​


Metin bir ayrım yapıyor. Filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren film yapımcıları ile seslerin ilk tespitini gerçekleştiren fonogram yapımcıları, sinema ve müzik eserlerini içeren yapımlarının kayıt ve tescilini yaptırıyorlar.

Diğer eserlerde ise durum isteğe bağlı: kanun kapsamında korunan tüm eserlerin kayıt ve tescili, eser sahiplerinin talebi üzerine yapılabiliyor. Aynı fıkra, mali haklara ilişkin yararlanma yetkilerinin de kayıt altına alınabildiğini söylüyor.

Püf nokta' Alıntı:
Zorunlu olan tescil ile isteğe bağlı olan tescil aynı kapıdan geçiyor ama aynı sonucu doğurmuyor.

Beyana dayalı olması ne demek?​


Kanunun cümlesi açık: bu işlemler beyana müstenit yapılıyor ve Bakanlık bu işlemlerden sorumlu tutulamıyor.

Bunun pratik karşılığı, tescil belgesinin bir doğruluk garantisi olmaması. Kayıt, beyanınızı tarihiyle birlikte kayda geçiriyor; beyanın doğruluğunun sorumluluğu sizde kalıyor.

Metin yaptırımı da belirtiyor: kayıt ve tescil işlemlerine esas teşkil edecek işlemlerde, mevcut olmadığını bildiği veya bilmesi gerektiği ya da kendisine ait olmayan mali ve manevi haklara ilişkin yanlış beyanda bulunanlar, kanunda öngörülen hukuki ve cezai müeyyidelere tabi oluyor.

Ücret var mı?​


Kanun ücret konusunda yetkiyi tanımlıyor: bu kanun kapsamında yapılan tüm kayıt ve tescil işlemlerine ilişkin ücretler Bakanlık tarafından belirleniyor.

Yani rakam kanunda sabitlenmiş değil; güncel tutar için Bakanlığın yayımladığı listeye bakmak gerekiyor. Bu yazıda bir tutar verilmemesinin nedeni de bu: doğrulanabilir güncel bir liste bu tur için açılamadı.

Mali hakların takibi neden ayrı yazılmış?​


Kanun, kayıt ve tescilin amaçları arasında mali haklara ilişkin yararlanma yetkilerinin takip edilmesini ayrıca sayıyor. Bu, hakkın kimde olduğu kadar kimin hangi yetkiyle yararlandığının da izlenebilmesiyle ilgili.

Aynı fıkra, eser sahibinin talebi üzerine bu yetkilerin de kayıt altına alınabildiğini söylüyor. Bir eser üzerinde birden çok tarafın yetkisi varsa, kaydın kapsamı sonradan çıkacak tartışmayı baştan daraltıyor.

Tescil ile marka tescili aynı şey mi?​


Değil. Telif tarafındaki kayıt ve tescil, eser üzerindeki hak sahipliğinin ispatına yönelik. Marka tescili ise ayrı bir mevzuata ve ayrı bir kuruma bağlı; işleyişini marka tescili yazımızda anlatmıştık.

Bir logo hem eser olarak korunabilir hem de marka olarak tescil edilebilir; ikisi birbirinin yerine geçmiyor.

Pratikte ne yapmalı?​


Eser sahipliğini sonradan tartışmaya düşürmemek için üretim sürecinin kendisi de kayıt işlevi görüyor: taslakların tarihi, dosya sürümleri ve yazışmalar hak sahipliğinin belirlenmesinde işe yarıyor.

İçerik siparişlerinde tarafların ne devrettiğini baştan yazmak da aynı işi görüyor. İçerik üretim sürecinin adımlarını içerik üretimi rehberimizde, içerik tarafındaki güncel eğilimleri ise içerik pazarlaması yazımızda toplamıştık.

Sık Sorulan Sorular​


Telif hakkı nasıl alınır?
Alınmıyor. Kanuna göre eser sahibi onu meydana getirendir ve koruma bu kanun dairesinde doğuyor.

Tescil zorunlu mu?
Film ve fonogram yapımcıları için yapımlarına ilişkin kayıt ve tescil öngörülüyor; diğer eserlerde işlem sahibin talebine bağlı.

Tescil yeni bir hak veriyor mu?
Vermiyor. Metin, işlemin hak ihdas etmek amacı taşımadığını açıkça yazıyor.

Tescil belgesi doğruluğu garanti ediyor mu?
Etmiyor. İşlemler beyana dayalı ve Bakanlık bu işlemlerden sorumlu tutulamıyor.

Yanlış beyanın sonucu ne?
Kanunda öngörülen hukuki ve cezai müeyyideler uygulanıyor.

Özetle​


Telif hakkı bir başvuruyla alınmıyor; eser meydana getirildiğinde doğuyor. Kayıt ve tescil yeni hak yaratmıyor, ispat kolaylığı sağlıyor ve mali hakların takibini mümkün kılıyor. Film ve fonogram yapımcıları için öngörülen tescil dışında işlem sahibin talebine bağlı. İşlemler beyana dayalı olduğu için doğruluğun sorumluluğu beyanı yapanda.

Ürettiğiniz içeriklerin tarihini ve sürümlerini, gerektiğinde ispat edebilecek biçimde saklıyor musunuz?

Güncelleme: 1 Eylül 2026. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 8 ve 13. maddeleri kontrol edildi.



Dijital Dünyanıza Yön Veren Pusula
 

Ekli dosyalar

  • banner_16.jpg
    banner_16.jpg
    5 KB · Görüntüleme: 0
Geri
Üst